Karamsar konjonktür içerisinde 2012 yılı enflasyonu

Yaşamakta olduğumuz ve uzunca bir süredir de manşetlerden düşmeyen küresel ekonomik kriz sürecinde en zorlu görevlerden birini merkez bankaları üstlenmiş durumda. İnsanlık olarak olana bitene o kadar aşina değiliz ki, sorunların üstesinden gelebilmek için bazı ülkelerin merkez bankaları deneysel olarak bile nitelenebilecek makroekonomik tedbirleri uygulamaya koyabiliyorlar.

Böyle bir ortamda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da ilgiyle izlenen bir yönetim sergiliyor. Türkiye hem büyük hem de potansiyeli yüksek ve büyümesine hızla devam eden bir ekonomi olduğu için yoğun bir sıcak para trafiğine maruz durumda. Bir taraftan da yapısal olarak nitelenen bir cari açık problemi var.

Merkez Bankamız bu dinamiği dengeli bir şekilde yönetmek konusunda bugüne kadar başarılı bir sınav verdi diyebiliriz.

Ancak, küresel ekonomideki sıkıntılar devam ediyor. Muhtemelen takip ettiniz, ülkemizde tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) ile ölçülen yıllık enflasyon Aralık ayı sonu itibarıyla uzun süredir ilk defa %10 seviyesinin üzerine çıktı. Tüketici fiyatları endeksi ve bu endeksin en büyük üç bileşeninin (yani gıda ve alkolsüz içecekler, konut, ulaştırma endekslerinin) son iki yıl boyunca sergilediği performansı aşağıdaki grafikten takip edebilirsiniz.

Kaynak: TÜİK'ten alınan veriyle derlenmiştir.

Grafikte güçlü bir artış trendi görülüyor, bu nedenle enflasyon 2012 yılı sonunda hedef değer olan yıllık %5 civarına gerileyebilirse bu gerçekten büyük bir başarı olacaktır.

Ben de bugünlerde 2012 yılı enflasyonunu tahmin etmeye çalışıyorum. Bu anlamda benimle görüşlerinizi paylaşırsanız çok memnun olurum. Ne dersiniz, 2012'de gıda fiyatları grafikte de görülen dalgalı ama artan trendine devam edecek mi? Ya da petrol fiyatlarını da içeren ulaştırma alt endeksi başını aşağı çevirebilecek mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder